4 Aralık 2011 Pazar

SİN









SİN س
***Dostağabey Yakup İcik'e saygımla***



Sin?
 Adamım hani bilirsin;
 On birinci incisidir
 O tek duru sesin.
 Sin;
 Adamım sensin.
 Sen; üç oyukta bir ins...
 Sen; birdeki üç âlemsin.

 Üç oyukludur ya, Sin

 Beşiktir birinci oyuk,
 Sen ise tırtıl beşikteki…
 Umuda ninnisin.

 İkinci oyuk mezardır;
 Sindeki sin.
 Kozasın adamım…
 Topraktaki nüvesin.

 Üçüncü ise asıl erek,
 Sen; tinsin…
 Kelebeksin.

 Zahirde beşersin
 Ama unutma;
 Özde sevgiye gözdesin.
 Sevmek ise zorlu iş…
 Görmelisin.
 Hançeren yırtılsa da
 Sökülse de yüreğin
 Bütün iğnelerini ezelden,
 Dikmelisin.
 Hem akacak kan damarda durmaz
 Aksın, dinmesin…
 Ya anacığın demez mi hep?
 “Oğlum! Yiğit yaralı gerek”
 Ana sözü dinlemelisin.

 Belki içe sinmeyensin,
 Belki gönle sinemeyensin…
 Gam mı ki adamım?
 Sevgisin…
 Sevmelisin.

 Bir daha…
 Bir daha yıkamalısın da suları…
 Öyle durulamalısın yüreğini.
 Ama önce sabırla
 Çitilemelisin…
 Çitilemelisin…

 Tırtılsın şimdi ama
 Koza olmadan daha
 İdrak etmelisin;
 Kelebeği hafifleten
 Tırtılın omzundaki yük,
 En zoru yüklenmelisin.
 Tırtılın mücevherleri ise
 Kelebeğe paslı zincir…
 Neyi biriktirirsin?
 Niye biriktirirsin?

 Sin;
 Adamım sensin.
 Defnedilmeden sen daha…
 Bütün definelerini gönüllere
 Defnetmelisin.

 Ya Sin!
 İnssin:
 Ninnisin,
 Sinsin,
 Tinsin…


 Kelebeksin.


 
02.04.2010
Sadi Atay


Yorum Gönder